|
Özpolat Holding’in tek
varisi Ömer (26-27), sorumluluk istemeyen, aklı da gözü de oynaşta tam
bir “sevimli hergele”dir aslında. Her devirde karşılığı olan Ömer,
zamanımızda “tiki” diye nitelendirilebilir. Özpolat
Holding bir arazi sorununu çözmek için Kaz Dağları’na gitmek üzere babası
Haşmet Bey (ki Haşmet Bey her an oğlunu adam etmek için planlar
yapmaktadır) tarafından görevlendirildiğinde, en yakın arkadaşlarını da
yanına alarak güzel bir tatil yapma planı ile yola çıkar. Bir
gülümsemesi, bir tatlı sözü ya da bir göz
süzmesiyle genç kızların başını döndüren Ömer, tatil amaçlı bu iş
gezisinde tam bir sert kayaya çarpar: Ayşe! Babası yıllar önce onları
terk ettiği için Ayşe ve annesi Sevim, dimdik ayakta durmayı öğrenmiş,
erkeklerin yaptığı işlerin üstesinden gelmeyi becermiş, haliyle de gönül
kapılarını karşı cinse kolay açmayacak kadınlardır. Ama bu tavır Ömer’i
çıldırtır. Hırsından Ayşe’nin bir gülümsemesi bir tatlı sözü için dağları
delecek hale gelir. Arkadaşları da “abi bu kız
sana bakmaz, boşuna uğraşma” dedikçe iş-tatili uzar da uzar..
Arkadaşlarıyla da büyük bir iddiaya girer: Bu kızı tavlayamazsa Porsche’si onların olacaktır, ama tavlarsa onlarda
serserilikten vazgeçip Ömer’in holdingte
çektiği çileye ortak olacaklardır, iki yıl onunla çalışacaklardır… Kumar
keyiflidir, adrenalin yükseltir, kumara masasında gerçek hayattan
soyutlanır insan…Ömer gerçeği masadan kalktığında değil de, bu iddiayı
kazanmak uğruna Kazdağları’nın Adatepe köy meydanında nikah masasına oturduğu anda
görür. Tamam Ayşe güzel kızdır, tatlı kızdır ama o masaya nasıl
sürüklenmiştir. Arkasına bakmadan kaçmak ister. Kaçma planını uygulamaya
koyuncaya dek de iş işten geçer, Ömer ve Ayşe artık evlidir. Ama bu
beladan kurtulmak için gerdeğe girmeden, kimseyi daha fazla incitmeden
tüymesi ve izini kaybettirmesi gerekmektedir. Ömer’in sevimli
hergeleliğinin inandırıcı bir yanı da vardır. Arkasında gözyaşı
döktürmeden tüymeyi başarır..
|